
Bazı sessizlikler, insanın kendine döndüğü yolculuklardır.
Sessizlik,
sadece konuşmamak değildir.
Bazen insan,
anlatamadığı için susar.
Bazen kırıldığı için.
Bazen yorulduğu için.
Ama en derin sessizlik,
insanın kendinden uzaklaştığı zamandır.
Çünkü insan,
kalabalığın içinde de sessizleşebilir.
Gülümseyebilir.
Konuşabilir.
Yaşayabilir.
Ama içinde,
kimsenin duymadığı bir boşluk taşıyabilir.
Sessizlik bazen bir çığlıktır.
Bazen bir dua.
Bazen de yeniden başlamanın eşiği.
İnsan,
kendini duymayı unuttuğunda
sessizlik ağırlaşır.
Ama bir gün durup
kalbine dönebilirse,
sessizlik korku olmaktan çıkar.
Ve insan,
ilk kez gerçekten kendini duyar.
SIRIUS