Eğitim İçin Bir Tepe Çıkıyorduk
Eğitim için gerçekten bir yokuş çıkıyorduk. Çocukluğumun okul yolu bir tepeye çıkardı. Evimizden okul görünürdü. Okuldan da evimiz. İlkokula başladığımda
Eğitim için gerçekten bir yokuş çıkıyorduk. Çocukluğumun okul yolu bir tepeye çıkardı. Evimizden okul görünürdü. Okuldan da evimiz. İlkokula başladığımda
Maç bitmişti. Ama çocuk vicdanım o maçı günlerce bırakmadı. Çocukluğumuzda mahallede çok futbol oynardık. Sahamız bazen boş bir arsaydı. İki
Bir zamanlar o sırt beni taşıyordu. Yıllar sonra ellerim o sırttaydı. Bugün evimin balkonundan baktığımda karşıda bir sağlık ocağı görüyorum.
Meyve paylaşılabilirdi. Ama meyveyi veren ağacı korumak gerekirdi. Çocukluğumun evi iki katlıydı. Biz hep: “Babam yaptı.” derdik. Elbette ustalar çalışmıştı.
Evimizin kapısını açıp daha büyük bir evin içine çıkıyorduk. Çocukken evden çıktığımda nereye gideceğimi pek düşünmezdim. Çünkü arkadaşlarım zaten dışarıda
Medeniyet, insanın kendini tanımasıyla başlar. Bir şehir büyüyebilir.Yollar uzayabilir.Teknoloji gelişebilir. Ama insan büyümüyor, vicdan gelişmiyorsa buna medeniyet denemez. Gerçek medeniyet,
Umut, sadece güzel günleri beklemek değildir. Umut, en zor zamanda bile doğru olanı yapmaya devam etmektir. Çünkü umut, yarının ışığını
Gelecek, bugünün emanetidir. Yarın, kendiliğinden gelmez. Bugün verilen kararlarla, bugün atılan adımlarla, bugün yetişen insanlarla oluşur. Her çocuk, yarının umududur.
Dünya, hepimizin ortak evidir. Dünya, yalnızca üzerinde yaşadığımız bir gezegen değildir. Aynı gökyüzünü paylaşan, aynı havayı soluyan, aynı suyu içen
Teknoloji, insan için vardır. Teknoloji, hayatı kolaylaştırmak için vardır. İnsanı yönetmek için değil, insana hizmet etmek için vardır. Güç, makinelerde